İşitme Engeli, sesin fiziksel olarak algılanmasında yaşanan tam ya da kısmi kayıptır ve doğuştan olabileceği gibi sonradan da gelişebilir. İşitme cihazı, koklear implant ya da başka teknolojik destekler işitmeyi yeniden mümkün kılsa da bu araçları anlamlı bir dil ve konuşmaya dönüştürmek için sistematik bir dil ve konuşma terapisi gerekir.

İşitme Kaybının Etkisi

İşitme kaybı fark edilmeden geç kaldığında çocuğun dil gelişimi doğrudan etkilenir. Erken tanı, günümüzde yenidoğan işitme taramaları ile birlikte oldukça yaygınlaşmıştır ancak sonuçtan bağımsız olarak asıl belirleyici, çocuğun cihaz kullanmaya başladıktan sonra aldığı destek ve maruz kaldığı dilin niteliğidir.

Terapi Sürecinde Neler Yapıyoruz?

  • İşitsel algı gelişimi: Sese tepki verme, sesleri ayırt etme, kelimeleri tanıma, cümle anlamlandırma.
  • Dil gelişimi: Kelime dağarcığı, gramer yapıları, cümle kurma ve anlatım becerileri.
  • Konuşma üretimi: Doğru sesletim, prozodi (vurgu, tonlama), akıcılık.
  • İletişim becerileri: Sıra alma, konu takibi, karşılıklı diyalog kurma.
  • Aile eğitimi: Konuşma sırasında yüz-yüze duruş, doğal maruziyet, cihaz bakımı.

Cihaz ve İmplant Sonrası Terapi

Koklear implant ya da işitme cihazı sonrası ilk aylar özellikle kritik dönemdir. Beyin, yeni gelen ses sinyallerini anlamayı öğrenirken düzenli terapiyle desteklenmelidir. Bu süreçte işitsel-sözel yöntem (auditory-verbal therapy) yaygın olarak kullanılır. Terapi seanslarında görsel ipuçları geri planda tutularak çocuğun işitsel yoldan öğrenmesi hedeflenir.

Yetişkin Bireylerde Terapi

Sonradan işitme kaybı yaşayan yetişkinler de terapiden fayda görür. Ses yüksekliği kontrolü, dudak okuma stratejileri, iletişim tekniklerinin öğrenilmesi ve bazı durumlarda dilin yeniden yapılandırılması bu grubun ihtiyaçları arasındadır. Ayrıca ses üretiminde meydana gelebilen değişiklikler için Ses Bozuklukları alanı da devreye girer.

Aile ile İşbirliği

Terapinin başarısı aile üyelerinin de bu sürece dahil olmasıyla artar. Evde günlük konuşmaların çocuk için "işitsel besin" olduğunu hatırlatırım. Konuşmayı kısa cümlelerle kurmak, sesi doğal düzeyde tutmak, çocuğun yüzüne dönük konuşmak ve tekrar tekrar model olmak, seanslar arasındaki kazanımların pekişmesini sağlar.

Bölgesel Erişim

İzmir Bayraklı'daki kliniğime Karşıyaka, Bornova, Çiğli ve civar ilçelerden birçok aile ulaşabiliyor. İşitme engeli olan çocuğun aynı zamanda gecikmiş dil tablosuyla desteklenmesi gerektiğinde kapsamlı bir program birlikte oluşturuluyor.

Cihaz duymayı mümkün kılar, terapi ise anlamı inşa eder.
Sıkça Sorulan Sorular

Aklınıza takılanlar

İmplantın aktivasyonunun ardından ilk hafta veya iki hafta içinde terapiye başlamak, işitsel algının gelişmesi için en verimli süreçtir.
Bu, ailenin tercih ettiği iletişim modeli ile ilgilidir. İşitsel-sözel yaklaşımda işaret geri planda tutulur; total iletişim ya da işaret temelli yaklaşımlarda ise farklı bir yol izlenir.
İlerleme kaybın derecesine, tanı yaşına ve terapiye başlama zamanına bağlıdır. Sabır ve düzenli seans en önemli iki bileşendir.
İşitme temelli terapiler genellikle uzun süreli olur. Yıllara yayılan destek planlanmakla birlikte ilerleme sıklıkla belirgin biçimde takip edilir.
Cihaz veya implant olmadan yalnızca dudak okuma ve alternatif iletişim yöntemlerine dayalı bir plan hazırlanabilir; ancak sözel dilin gelişimi için işitsel giriş kritik önem taşır.